Yeni Anne sendromları – 6 ay izinde olmak!

23 Ocak 2012 yazan: Emel
4

6 ay boyunca izin yapmak her kadının hayali değil midir? :) Ben de oh bebişimle beraber 6 ay geçireceğim, şunu yapacağım bunu yapacağım diye planlar kuranlardanım! Planlarını gerçekleştirebildin mi diye soranlara cevabım: Kısmen evet :) Bebek öncesi söylenen şeylerin çoğu bebek sonrası hükümsüz kalabiliyormuş çünkü…

Hafta içi günlerde bebeğimle beraber o café senin bu café benim çıkıp çıkıp gezecektim, bebeğim arabasında uyurken kahvemi yudumlayıp kitabımı okuyacaktım!!! Deneyimli anneler, sesli sesli güldüğünüzü duyar gibiyim, çünkü ben de şimdi bu fikre ancak gülerek bakıyorum. Gerçek hayatta café café gezme planı yerini “oda oda yürüme”ye, bebeğim arabasında uyurken kısmı “bebeğim kucağımda uyurken”e, kitap okuma kısmı da fırsat buldukca “Iphone’dan gazete başlığı okuma”ya dönüştü…

Ben zaten pek televizyon izlemem, sadece akşamları haber ve birkaç dizi izliyorum, gündüzleri de NTV falan açarım düşüncesi aklımdaydı ama tabii ki de o uykusuz hayatta NTV spikerlerinin ne dediğini anlama iyice güçleşmişti. Onun yerine canım sıkıldıkça sabah kuşağında Saba Tümer, öğlen “Bugün ne giysem?”, akşama doğru da Esra Erol evlendirme programları çok cazip geldi. Moda programları bir kenara, Burak’a “Evlendirme programlarının hepsini izledim, en kalitelisi Esra Erol’unki”, “İnsanların neden o programlara çıktığını anlıyorum, bence haklılar” gibi cümleler kurmaya başladığım akşamın sabahında Burak olaya el attı! Bana bilgisayarda izlemem için filmler ve yabancı dizler buldu :) (Sonra “Fringe” bağımlısı oldum o da ayrı konu eheh..) Neyse canım, artık gündüz kuşağı programları hakkında boş boş atıp tutmuyorum, bilerek konuşuyorum :) Kim neyi neden izliyor daha iyi anladım…

Evde bol bol fırsatım olacağı için çeşit çeşit kitap okuyacaktım. Nerdeeee? Gözlerimi zor açık tuttuğum, Kaan uyusa da ben de biraz yatsam dedğim günlerde bebek gelişimi ve uyku eğitimi kitaplarının dışında elime kitap alamadım!! Iphone’um en yakın arkadaşım oldu.

Yapamadıklaırm bir kenara çok güzel bir 6 ay yaşadım. Ben oğluma, oğlum bana alıştı. Birbirimize kokumuzu verdik. Sütüm yettiğince gece gündüz emzirdim. Bol bol oyun oynadık, güldük eğlendik. Aşı olup kucakta uyuma krizlerine girdik, sabahları kucuk kucuk uyuduk. Sitenin bahçesinde hemen hemen her gün yürüyüş yaptık. Evimizin yakınındaki markete gidip gidip bez aldık, Kaan da onları arabasıyla taşıdı… İlk gülücük, ilk agu, ilk dönüş, ilk oturuş, bütün ilklerimizi beraber yaptık ve iznimizin sonuna geldik.

Kaan’a doyum olmaz… Bırak 6 ayı, 6 yıl, 60 yıl kucağımda dursa arkamı dönünce kokusunu ararım ama artık işe dönme vakti geldi… Son bir haftadır Kaan’a artık işe döneceğimi onun da gündüzleri anneannesi/babaannesiyle kalacağını, benim akşam eve geleceğimi anlatıyorum. Beni anladı galiba, bu sabah işe giderken beni kıkır kıkır uğurladı, canım oğlum benim, çok anlayışlı!

Aile olduk biz!

16 Ocak 2012 yazan: Emel
4

Kaan’ın gelişiyle hayatımız değişti, hatta Burak ve benim hayata bakışımız da değişti. Bazı kavramlar hamile kalır kalmaz değişiyor, bazıları bebek doğar doğmaz. Bazıları ise bebekle birlikte yaşadıkça bebeğe her gün biraz daha alıştıkça şekilleniyor. Kaan’dan önce ve Kaan’dan sonrası diye o kadar çok şey maddeleyebilirim ki… En önemlisi, Kaan da aramıza katılınca gerçekten bir aile olduk biz :)

aksular

Yeni anne sendromları – Ek gıda & Ek iş

16 Ocak 2012 yazan: Emel
8

En başından söyleyeyim ek gıda eşittir ek iş! Ne güzel Kaan her acıktığında, mızmızlandığında memeye yapışıveriyor ve rahatlayıveriyordu. Geçti o günler, şimdi her gün her öğünümüzün saati ve ne yiyeceğimiz belli. Yani önlükleri belime geçirip her gün tezgah başına geçmeye ve her yemekten sonra çıkan minik minik kapları yıkamaya başladım. Artık mutfakta daha çok vakit geçiriyorum.

Kaan ek gıdaya 5,5 ayında yoğurt ile başladı. Doktor miktarı yavaş yavaş arttırın sonunda 200 ml’e kadar çıkın demişti. Ben ne bileyim bebeklerin yeni bir yemekler ilk tanışmada 3-5 kaşıktan fazla yemeyeceğini. Miktarı bir kenara bırakın Kaan kaşığın ne olduğu bile daha bilmiyordu ki yoğurdu yiyebilsin. Acemiliğimden olsa gerek ben zannediyordum ki kaşığı uzatınca o ağzını açacak, hapur hupur yiyecek, küçücük midesi dolunca da ağzını kapatacak. Yeni anneler size sesleniyorum, hiç de öyle olmuyormuş!! Bebeğiniz sadece emmeyi bildiği için kaşığın ucunu dudaklarının arasına alıp dilinin ucuna gelen yiyeceği emiyor, kaşığı görünce ağzını açması Kaan’da 1 haftayı buldu. İlk 1 hafta boyunca sadece emme ve ağız şapırdatma hareketleri yaptı. 2 tatlı kaşığı yoğurdu yedirmek 10-15 dakika falan sürüyordu, o da yerse tabii. Neyse artık 6,5 haftalık oldu ve kaşıkla yemeyi biliyor. Yoğurt zaten en sevdiği yiyecek. Lokma aralarında 30 saniye falan beklersem kızıyor, dudaklarını uzatıp ayaklarını çırpıyor! :) Bakın yoğurt yerken ne kadar da mutlu!

yoğurt isterim!!

6.ay’a geçişle beraber menümüzde neler var şöyle bir bakalım.

Cam rendeden geçirilmiş meyve – Elma ile başladık, armut ve muz ile davam ettik. Armut fazlasıyla gaz yaptı, armut yediği geceler zorlu geçiyor, o yüzden armutu bazen ve çok az veriyorum. Bir de cam rende fazla pütürlü oldu, bu kadar pütürlü olunca yarım elmadan fazla yiyemiyor, o da ancak yarım saate. Kim sabreder öyle gıdım gıdım yedirmeye? Ben de tam bir anne olarak aman yesin de vitaminini alsın diye, tülden geçirerek püre haline getiriyorum. Alışması için de camda rendeledigim pütürlerden biraz katıyorum. Ben gibi acemi annelere bilgi, bebekler refleks olarak ağızlarına giren katı cisimleri dlleriyle itiyorlar, sevse de sevmese de ilk denemede verdiğinizin yarıdan fazlasını önlükten topluyorsunuz.
Sebze püresi – Patates, pirinç, havuç ile başladık. Yavaş yavaş yeni şeyler ekliyoruz. Şimdilik soğan ve kuşbaşı et koydum. Bunlarım hepsini az suyla pişirip püre haline getiriyorum, üzerine da 1 tatlı kaşığı zeytinyağı koyunca pek leziz oluyor. Kaan da ben gibi olacak sanırım, içinde et olan yemekleri reddetmekte güçlük çekiyor :)
7 aylık olduğunda da kahvaltıya başlıyoruz, al bakalım yeni bir macera daha!
Tabii aralarda anne sütü almayı da unutmuyoruz.. Yaşasın emzirmek!! :)
Bu arada son olarak önemli bir bilgi, ek gıdaya başladığımız gün, gül kokulu kakaya veda ettiğimiz gün oldu… Özledim mi o kokuyu?? Özledim!!!

Yeni Anne Sendromları – Ne olur 5 dakika daha uyuyayım?

09 Ocak 2012 yazan: Emel
2

Yok öyle 5 dakika daha… Ağlama sesi duydun mu 30 saniye içinde memeler açılmış emzirmeye hazır bir şekilde bebeğin yanında olacaksın. Yoksa gittikçe artan desibelin tek sorumlusu sensin, kurbanı da ev halkı, komşu milleti ve gene sen olacaksın! 

Kaan doğalı 6 ay oldu, ilk günden beri bu konuyu yazmak aklımda ama elim bir türlü yazmaya gitmedi, belki düzelir değişir diye ama olmadı. Uykusuz halim geçmedi bitmek bilmedi.

Uyku alışkanlıklarım anneliğe adım attığım an bambaşka bir hale dönüştü. Hamileliğimin ilk günlerinden bahsediyorum, Kaan’ın doğumundan değil. Kaan’ın varlığını öğrendiğimizde henüz 5 haftalıktı ve biz ertesi gün Kaan’ın Berlin’deki halası Buket’in yanına  birkaç günlük bir seyahate gidiyorduk. İşte ilk gariplikler orada başladı, ben ilk akşam gece 10’da uyuyakaldığımda yol yorgunluğuna vermiştik, beni yalnız bırakmamak için Burak ve Buket de dışarı çıkmamışlardı. Bunu takip eden gün ve gecelerde de benim “çok uykum var” cümlesini sıkça tekrarlamam üzerine anladık ki bu işte bir iş var. Hal böyle olunca Berlin’de gece hayatını göremeden İstanbul’a döndük.  Bu hayat böylece 3 ay daha sürdü, akşamları 9’da yatış sabah işe gitmek için zor bela 7’de kalkış. Burak evde isyanlarda tabii. “Ne olur bu gece biraz daha otur, canım sıkılıyor tek başıma” dese de nafile, uyku uykuyu çekermiş :) Heeep uykum vardı!

Hamileliğin son 3 ayında işler değişti, geceleri kalkıp evde tur atmaya başladım. Bir uyanıyordum bir daha uyuyamayıp evde geziniyor ve kitap okuyordum. Meğersem metabolizmam beni gelecek günlere hazırlamaya çalışıyormuş… 

Ve Kaan doğdu! Kaan’ın ilk 2 ayı çok hatırlamıyorum. Emzirmenin benden çektiği enerj üzerine, saat başı uyanmaktan olsa gerek sarhoş gibi gezdim etrafta. Kaan uyudukça uyumaya çalıştım, uayandıkça da zaten beni emmek istiyordu. 2 ayın sonunda yorgunluk birikti ve ben Kaan’ı uyurgezerbir şekilde emzirip sonra da hiçbir şey hatırlamamaya başladım. Kaan’ı pışpışlıyorum diye Burak’ı pışpışlamaya başladığım gece karar verdim, en doğrusu saat kaçta emzirdim-altını değiştirdim diye yazmak. Ancak bu şekilde ne yaptığımı kontrol edebildim. Sarhoşluk hali 2 ay sonunda geçti ama sersemliği 4. ay sonuna kadar sürdü. Ne zaman ki Kaan geceleri 3 -4 saat deliksiz uyumaya başladı, o zaman artık uykulu bakışlarım azaldı. Azaldı diyorum dikkat edin, alsa bitmedii hep uykum vardı..

Artık gecede 5 saat uykuyla hayatıma devam edebiliyorum. Kaan nadiren de olsa gece 12-3 arasında uyanmadıysa bu sefer de ben kendiliğimden uyanıp Kaan’a bakmaya gidiyorum. Yani ufaklık uyusa da anneye gene uyku yok. Tabii itiraf edeyim Kaan’ın 9.30’daki 50 dakikalık sabah uykusu sırasında ben de mutlaka uyuyorum (hatta Kaan’a sarılarak uyuyorum hihi-günün en atlı uykusu), o sırada uyuyamadıysam yandım ki ne yandım.

Bu uykusuzluk döneminde cilt bakım ve kozmetik ürünlerimi yenilemek zorunda kaldım tabii… Gece boyunce dinlemeyen cilt için yoğun nemlendiriciler, moraran göz altlarım için göz kremleri ve göz altı kapatıcıları ile  kozmetikçileri zenginleştirdim. Şşşş 30 yaş bunalımına girmeye başladığımı çaktırayın!! Uykusuzlık bahane :P  Ama bence kozmetik firmaları 0-1 yaş grubu anneleri için sosyal medya üzerinden özel reklamlar hazırlamalı.

Deneyimli anneler, deliksiz uyumaya ne zaman başladınız?? Ben hep böyle mi kalacağım?

 

Büyüyorum ben – 6.ay 1.hafta

04 Ocak 2012 yazan: Kaan Aksu
0

Sonunda ben de yeni yemeklerle tanıştım!! Hep süt hep süt nereye kadar?? Her akşam yemek yerken beni de yanlarına oturtuyorlardı, ben de annemle babamın lokamalarını sayıyordum. Bugüne kadar acıyıp da bana bir lokma tattırmadılar, alacakları olsun. Doktor amcam izin verdi de kurtuldum bu dertten :)

Yoğurt yemeye başladım mesela! çok leziz çok… önce biraz ekşi geldi, yüzümü buruşturdum ama günden güne sevmeye başladım. artık bir kase yoğurdu hapır hupur yiyorum :)

Bir de elma var! Hem tatlı hem ekşi, tam anlayamadım tadını. Alıştıkça seveceğim sanki, fena değil. Yalnız hiç hoşuma gitmeyen bir şey var, bu elma pütür pütür bir şey. Ben suyunu emip kalanı ağzımdan atıyorum, annem geri koyuyor, ben atıyorum annem koyuyor. Neyse fazla üzmeyeyim annemi, yutmaya çalışıyorum ama zor bela. Yakında armut, havuç ve sebze yemekleri de geliyormuş, annem söyledi..

Bir de doktora gittik dün, Boyum67,5 cm, kilom 7700 gr, baş çevrem de 43 cm. Büyümek güzel şey!

Büyüyorum ben – 5.ay 4.hafta

26 Aralık 2011 yazan: Kaan Aksu
0

Ben büyüdüm büyüdüm ama annem bu sürede hiiiç bir şey yazmadı… Sonunda ben de bozuk attım, yazmassan geceleri uyumam diye tehdit ettim. Bakın şimdi nasıl da oturdu bilgisayarın başına :)

Son bir aydır annemle gezip duruyoruz, o kadar çok kişiyle tanıştık ki , ben iyice alıştım değişik insanlara. Ev gezmesi yapıyoruz herkesin kucağına gitmek istiyorum, alışveriş merkezine gidiyoruz bana laf atana gülüyorum. Ama gittigimiz yerlerde 3 saatten fazla kaldık mı bunalıyorum, sıkıntı yaratıyorum ki hemen eve dönsün annem ve sadece benle ilgilensin. Hoş son bir haftadır annemle çok da ilgilenmiyorum. Halam ve babaannem geldiler bize, çok eğleniyoruz beraber. Hep oyun oynuyoruz, ben gülmekten kıkır kıkır sesler çıkarıyorum. Off hiç gitmesinler! Annem babamla yalnız kalınca canım sıkılacak kesin!

Yalnız geçtiğimiz cumartesi günü öğlen, annemle babam beni öptü öptü sonra da bana el sallayıp çıktılar. Tam ne güzel oldu gittiler de halamla babaannemle rahat rahat oyun oynaycağız derken akşam oldu gelen giden yok! Çok kızdım bana haber vermeden geç kaldılar diye. Uyumadım onları bekledim. Baktım gelmiyorlar sıkıldım bastım yaygarayı… Yok yok gelen giden yok, ben meem olmadan nasıl uyurum!?!? O sinirle ağlaya ağlaya uyumuşum!! Neyse yaf, pazar akşamı olunca kapı çaldı, bir de baktım gelmişler :) yuppiiiee!!! atladım annemin kucağına hooop memeye :) Özlemişim yaf :)

Şu memeden bir türlü vazgeçemiyorum ama büyümeye de devam ediyorum. Artık yatakta fııldır fıldır dönüyorum, bir ters bir düz.. Destekli olarak oturmaya başladım… Oturmak çok öenmli bir şey sanırım, ne zaman otursam flaşlar patlıyor. Bakın aşağıya da bir fotoğraf koyuyorum!

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Kaan ve Arkadaşları

04 Aralık 2011 yazan: Emel
2

Geçtiğimiz hafta Kaan’ın arkadaşlarıyla buluşma haftasıydı :)

İlk buluşma Kaan’dan tam 1 hafta sonra doğmuş olan Ömer’leydi. Ömer ve ailesi bize pazar kahvaltısına  geldi, anne babalar ve Ömer’in ablası Defne kahvaltılarını yaparken Kaan ve Ömer birbirleriyle kaynaşmaya çalıştılar. İlk görüşmede birbirlerine uzun uzun baktıktan sonra elele tutuşmaya çalıştılar ve birbirlerinin yüzlerine uzandılar. Fotoğraftan görüleceği üzere Ömer ve Kaan’ın giyim zevkleri benziyor, pek şıklar!

Bahar&Ömer-Emel&Kaan

Ömer & Kaan

Bir sonraki hafta da Cumartesi sabahı kahvaltımızı Kaan ile aynı gün aynı hastanede doğan Batu ile yaptık :) İlk görüşme tepkileri gene aynıydı.. Bakışma ve birbirine uzanma!!  Bir kafede buluştuğumuz için yanyana yatıp oynama şansları olmadı ama annelerinin kucağındayken ikisinin de ortak baktığı tek yer vardı: Çikolatalarla dolu ışıklı vitrin! Damak tatları aynı olacak, şimdiden belli :)

serap emel

Emel&Kaan-Serap&Batu

 

 

 

Büyüyorum ben – 4.ay 3.hafta

27 Kasım 2011 yazan: Kaan Aksu
0

Büyüdükçe hayat daha keyifli oluyor :) Annem ve babamla daha çok oyun oynamaya başladım! Önceden onlar oynar ben bakıp gülerdim, şimdi ise onlara cevap veriyorum, çok eğleniyoruz. Mesela son iki gündür babamla ağız köpürtmece oynuyoruz, önce o yapıyor sonra da ben onu taklit ediyorum… Her yer tükürük oluyor o ayrı mesele :)

Ellerimi daha rahat kullanıyorum, mesela uzanabildiğim her şeyi tutuyorum, annemle oturup  kitap okurken sayfaları çevirebiliyorum, annemin saçlarını çekebiliyorum, ayaklarımı tutunca kahkaha atıyorum vs vs…

Her şey çok ilginç geliyor, o yüzden bir şeye konsantre olmakta güçlük çekmeye başladım. Meme emerken yanımıza biri gelirse hemen kafamı kaldırıp ona bakıyorum, uzaktan birisi anneme seslenirse ben cevap vermek istiyorum.  Annem benim rahat emmeme yardımcı olmak için beni hep aynı yerde emziriyor, sessizlik sağlama çalışıyor ama nafile!! Duvar kağıtları, halılar, dolap kapakları her şey çok ilginç, bakmadan duramıyorum :) Annem ben emerken üzerine ince bir örtü örtmeyi denedi ama ondan da çok sıkılıp kendimi oradan oraya attığım için vazgeçti. Ben böyle yapıyorum diye aç kalmam di mi???

Ben büyüyüp akıllanmaya başladıkça annem de beni daha çok gezdirmeye başladı. Önceden arabada ağlarım diye annemle yalnız gezmeye gidemezdik. Artık yakın yerlere gidiyoruz beraber, ben de karnım toksa ve trafik akıcı ise hiç ağlamıyorum.  Gezmelere gittikçe değişik arkadaşlarla da tanışmaya başladım :) Onu da ayrıca anlatırım..

Büyüyorum ben – 4.ay 2.hafta

19 Kasım 2011 yazan: Kaan Aksu
0

Eveeett annem pes etti… Ben kendi kendime uyumuyorum, kucak istiyorum işte! Benim istedigim olmazsa hırçınlaşıp hiç uyumuyorum! Annem 6-7 aylık olana dek beni kendi halime bırakacağını itiraf ederken kendi kulaklarımla duydum :) Yaşasın!!!

Dişlerim öyle bir kaşınıyor ki sormayın, ellerimi ağzımdan çıakrmak istemiyorum. Bu hafta ilk defa diş kaşıyıcım oldu. Annem bana Avent’in ön dişler için olan işte buradaki kaşıyıcısını aldı, çok memnun kaldım. Elimden düşürmüyorum.

Şu ayak olayını çözemedim bir türlü, hala tutamadım ayakarımı ama başka güzel bir haberim var. Ana kucağının dönencesindeki oyuncakları artık tutabiliyorum. 2 aylık olduğumdan beri dönencedeki bobi ve monki’yle konuşup gülüyorum, bugün ise uzandım ve onları tuttum. O kadar eğlenceli ki, onları tutup tutup sevinç çığlakları atıyorum! 

Bu haftalarda bebekler dönmeye başlarmış. Ben de çalışıyorum ama olmuyor. Bir keresinde yastıktan yere doğru döneyim dedim, kolum altımda kalmaz mı??? Uğraştım uğraştım çıkaramadım, neyse annem çığlıklarıma yetişti de kurtardı beni. Annecim benim, her derde deva :)

Bir de daha önce söz verdiğim gibi,  babamla başbaşa bir fotoğrafımız!!

canım babam

 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
Kaan

4. ay oyunlarımız

13 Kasım 2011 yazan: Emel
8

Gün boyunca bebek ile ilgilenmek zor iş. Bakımın yanında onu hem eğlendirecek hem de bedenini ve zihnini eğitecek bir şeyler yapmak gerekiyor. Yeni oyunları biraz okuyup buluyorum, biraz da yaratıcılığımı kullanıyorum. Babycenter.com ve Sears’in The Baby Book kitabı (bu kitabı ağabeyimler getirdi, artık onlarım ihtiyacı kalmadı) en çok baktığım kaynaklar.  Bizim son günlerde oynadığımız oyunlardan örnekler:

– Kaan yatarken karşısına geçip Kaan’ın elleri nerede nerede deyip, ellerini bulup öpüyorum. Bu ayakları, kolları, yanakları için devam ediyor. Ve Kaan kıkırdıyor :)

– Ben dizlerim kırık bir sekilde uzanıyorum. Kaan’ı da sırtı bacağıma dayanacak şekilde karnıma oturtuyorum. (en sevdiği sohbet pozisyonu). Ellerini tutup yüzündeki tüm organlara götürüp şarkı gibi “çenesi, dudakları, munuşu, nanakları, gözleri, alnı, kulaklarııııı” diye söylüyorum. Ve Kaan kıkırdıyor :)

– Biz masada yemek yerken Kaan’ı da kucağıma oturtuyorum ve masaya ilgisini çekecek bir şey koyup ellerini de masanın üzerine koyuyorum. O nesneye uzanmak için harcadığı çaba görülmeye değer. Yakında istediği herşeye uzanabilecek inşallah :)  (Bir bilgi: Bebeklerin mesafe kavramı 4. ayda gelişiyormuş, yani el-göz koordinasyonu daha yeni başlıyor)

– Bakabilmeye başladığından beri evde dolaşıp nerede ne var diye inceliyoruz, her nesnenin hikayesini anlatıyoruz. En çok ilgilendiği yer buzdolabının üzerindeki magnetler ve fotoğraflar. Günde bir kere hepsinin üzerinden geçiyoruz ki neyin ne oduğunu unutmasın. 5-10 dakika boyunca sabırla dinleyip bakabiliyor. (soldaki görüntü)

– Ce eee oynuyoruz. Bazen yüzümü kapatıp açıyorum, bazen oyuncağını saklayıp çıkarıyorum. Neşesi yerindeyse kıkırdıyor, değilse sadece izliyor. (Bir bilgi: 4. ayda bebekler nesnelerin sürekliliğini farketmeye başlıyormuş. Bu yüzden Ce ee oyununa ancak 4. ay itibariyle tepki verebiliyorlar)  

– Baş parmağım nerdesin, burdayım, nasılsın efendim, teşekkür ederm, ding dang dong şarkısını ilgili parmakları oynatarak söylüyorum. Dikkatle izliyor.

– Kendi kendine kalacağı zamanlarda da eline bir oyuncak verip etrafına da birkaç oyuncak bırakıyorum. Elindekini hemen ağzına atıyor, etrafında olanlara da bakıp uzanmaya çalışıyor.

Sizin de oynadığınız değişik oyunlar varsa, fikirlerinizi beklerim… Bebekleriyle neşeli gün geçirmek isteyenlere ilham kaynağı olalım :)